Rumuz:   Şifre:   

FELSEFE | SİYASET | SANAT | YAŞAM

HASAT.ORG > Komünizm > İşsizler, işçi sınıfının yerini alabilir mi? 373 kez görüntülendi. Paylaş
    fikir 22-02-2009 22:23     #1/14    
Marksizmin temel teorisi, işçi sınıfının örgütlenerek hakim sınıfa karşı devrim yaparak iktidara gelmesini öngörür.

Bunun için gerekli olan şey, çalışan insanların bilinçlenerek, işyerlerinde örgütlenmesinden geçmektedir. Fakat, son krizle birlikte hem ülkemizde, hem dünyada yoğun bir işten çıkarma ve dolayısıyla işsizler ordusu oluşmaktadır.

Buradan çıkarak yeni duruma göre, Marksist teorinin nasıl  yorumlanması gerekmektedir?

İşsizlerin örgütlenip devrim yapması mümkün müdür? Mümkünse bunun örgütlenmesi nasıl yapılmalıdır?

Marksist hareketler bu yeni duruma göre, nasıl bir açılım yapabilirler?

İşsizliğin artması, kapitalizm açısından avantaj mıdır, dezavantaj mıdır? Bir taraftan, kendisini yıkacak sınıfın örgütlenme şansını azaltırken, diğer taraftan elde ettiği artı değerini satacak pazar bulmakta güçlük çekebilir mi?

Kapitalizm, az da olsa düzenli kazanan bir işçi sınıfına muhtaç mı?

Anaşizm, işsizler ordusu için yeni bir seçenek olabilir mi?

Marksistlerin devrim dinamiği olan işçi sınıfının yerini işsizler alabilir mi?


Dünya işçi sınıfı ve işsizleri yeni açılım bekliyormuş. :)
    autonomie 22-02-2009 23:03     #2/14    
isci sinifi, fabrikada calisan insanlarin sinifi degil, uretim araclarina sahip olmadigindan yasamak icin emegini satmak zorunda olan insanlarin sinifidir, issizler de ayni zorunlulugun "kurban"i, dolayisiyla da isci sinifinin bir bilesenidir. dolayisiyla issizligin artmasi marx'in teorisinin temelden degistirilmesini gerektirmez.
issizligin siniflararasi iliskilerdeki rolu ustune de az yazmamistir marx.

kapitalizm calisan insanlara muhtactir, cunku - bugun kendi kendini dizayn eden, kendi bakimini, tamiratini yapan bir robotlar ordusunun olmamasini geciyorum - kapitalizm kar ustune kuruludur, kapitalistin, dolayisiyla da uretimin amaci kar etmektir. karsa insan emegi olmadan, bu emek somurulmeden ortaya cikmaz.
    fikir 22-02-2009 23:11     #3/14    
author=autonomie link=topic=57634.msg446823#msg446823 date=1235336581>

kapitalizm calisan insanlara muhtactir, cunku - bugun kendi kendini dizayn eden, kendi bakimini, tamiratini yapan bir robotlar ordusunun olmamasini geciyorum - kapitalizm kar ustune kuruludur, kapitalistin, dolayisiyla da uretimin amaci kar etmektir. karsa insan emegi olmadan, bu emek somurulmeden ortaya cikmaz.


Gelişen teknoloji, çalışan insan sayısını azaltıyor diye düşünüyorum. Sorun kapitalizmin üretimi değil sadece. Yirmi insanın yaptığı iş, on insana, beş insana düşebiliyor. Üstelik bunu üretimi azaltamadan yapabiliyor.

Kapitalizm açısından şöyle bir sorun olabilir mi diye düşünüyorum, autonomie; az insanla aynı üretimi yapabilecek fakat, o insanlar işsiz olduğu için ürettiğini satamayacak. Yani emeği devreden çıkartabiliyor. Bu durumda neler olabilir?
    autonomie 22-02-2009 23:23     #4/14    
ben isci sayisinin azal(a)mayacagini soylemedim, sadece kapitalizm varoldugu surece emegini satan insanlarin, yani isci sinifinin da varolacagini anlatmak istedim. yanlis anlasildiysa ya da ben anlatmayi beceremediysem ozur dilerim.

"para olmasaydi nasil olurdu" konu basliginin altinda krizin nedenlerinden bahsederken 60'lardan beri suregelen bir asiri uretime (ya da dusuk tuketime) bagli bir kriz durumundan bahsetmistim. simdi donup bakamayacagim, istersen sen bir bak simdilik. sonra ben konuyu oradan baglarim. bilgisayar elden gidiyor, kardesim internette birseyler yapacakmis...
    fikir 22-02-2009 23:41     #5/14    
Yok yaa, ne özürü... :)

Tamam o başlığa tekrar bakarım autonomie. Kardeşin işini bitirince, yazarsın, acelesi yok. Bu konu on yıllar alır zaten. :)

Ben, çalışan insanların fazla olduğu bir dönemde gelişmeyen sınıf hareketlerinin, azalınca nasıl gelişeceği konusunda ciddi kuşkularım var. Bunun üzerine işsizleri de ekleyince nasıl bir bileşim olur diye merak ediyorum. İşsizlerin, işçi sınıfının müttefiği olması konusunda da kuşkularım var.

Eğer bu konudaki düşüncelerini paylaşırsan sevinirim, autonomie. :)
    Tigris 23-02-2009 01:21     #6/14    
Bu saatten sonra zaten devrim olursa işsizler yapar diye düşünüyorum zaten. Bu kesmin Marksizme filan kafa yoracak halide olmadığından cingar çıkar..

Halk işsisiz, açız, seve seve alırız mantelitesine de bürünebilir tabi..
Ama en azından elit işsiz sayısı da çoğalmaya başladığından değişik şeylerde olabilir..

Bir ara dünyayı doğal şartlara dayanıklı sokakta yaşayan insanlar fethedecek şeklinde teoriler filanda atılmıştı.
Aman ne diyom ben..
    autonomie 23-02-2009 01:23     #7/14    
marx okudun mu bilemiyorum, ama marx'ta issizlerin kapitalizmdeki yeri ustune bence cok isabetli aciklamalar var. o da issizlerin calisanlari baski altina almak icin kullanilmasi vs. ustunde duruyor. ama aksi yonde, yani olumlu ornekler de var. aklima ornegin birkac yil once arjantin'de ekonomik kriz politik krize donustugunde issizlerin orgutlenmesi ve direnmesi geliyor, isgaller, yol kesme eylemleri vs. ya da ispanya'da cnt'nin calisan uyelerin yaninda issizleri de bunyesinde barindirmasi, ne bileyim issizlerin calisanlarin cocuklarina falan bakmasi, karsiliginda bogazlarindan gecen lokmanin calisan yoldaslarinin maaslarindan, sendikanin yardimindan vs. karsilanmasi.

yani bence issizlerin orgutlu olup olmamasi onemli bir rol oynayabilir (gibi geliyor bana). ama kesin birsey soylemek zor diye dusunuyorum.
    autonomie 23-02-2009 01:25     #8/14    
author=Tigris link=topic=57634.msg446831#msg446831 date=1235344877>
Bu saatten sonra zaten devrim olursa işsizler yapar diye düşünüyorum zaten. Bu kesmin Marksizme filan kafa yoracak halide olmadığından cingar çıkar..

Halk işsisiz, açız, seve seve alırız mantelitesine de bürünebilir tabi..
Ama en azından elit işsiz sayısı da çoğalmaya başladığından değişik şeylerde olabilir..

Bir ara dünyayı doğal şartlara dayanıklı sokakta yaşayan insanlar fethedecek şeklinde teoriler filanda atılmıştı.
Aman ne diyom ben..



tigris: marx aslen iscilerin de (tamaminin) devrimin teorisine "kafa yoracagini" soylemez...
    autonomie 23-02-2009 01:27     #9/14    
author=fikir link=topic=57634.msg446828#msg446828 date=1235338896>
Yok yaa, ne özürü... :)

Tamam o başlığa tekrar bakarım autonomie. Kardeşin işini bitirince, yazarsın, acelesi yok. Bu konu on yıllar alır zaten. :)

Ben, çalışan insanların fazla olduğu bir dönemde gelişmeyen sınıf hareketlerinin, azalınca nasıl gelişeceği konusunda ciddi kuşkularım var. Bunun üzerine işsizleri de ekleyince nasıl bir bileşim olur diye merak ediyorum. İşsizlerin, işçi sınıfının müttefiği olması konusunda da kuşkularım var.

Eğer bu konudaki düşüncelerini paylaşırsan sevinirim, autonomie. :)




calisan insanlarin azalmasindan kastin otomasyon vs. mi yoksa kriz nedeniyle isten cikarmalar mi? cevabim buna gore degisecek.
    fikir 23-02-2009 19:15     #10/14    
İdeolojik romanların etkisini hiç yadsımam. Hele Çernişevski'nin Nasıl Yapmalı'sından ilk okuduğum dönemde çok şey öğrendim.

Bu nedenle autonomie, soruna kısa bir öyküyle cevap vereceğim... :)

Bir arkadaşım var, bir derginin baskı, dağıtım gibi işlerini yapıyor. Zaman zaman gelir, sohbet ederiz. Şimdi bu arkadaşımın iki farklı zamanda anlattıklarını özetleyeceğim.

Her hafta dergiyi bastırıp, paketlemek ve dağıtmak için yanına iki yardımcı alarak matbaaya gidermiş önceleri. Matbaa makinası eski klasik rotatiflerden olduğu zaman, her formayı basan ünitede iki işçi çalışırmış. Bunlardan birisi daha usta olanıymış ve sürekli kendi ünitesinin baskılarını alıp, renk, perforaj ve baskı düzenine bakar, gerektiğinde üniteye boya ilave eder veya ayar yaparmış. Kağıt bobini bittiğinde, yardımcısıyla beraber bobin  değiştirirlermiş. Dolayısıyla beş forma bir dergiyi basmak için on işçi ve bir ustabaşı çalışırmış. Bir gün gittiklerinde, patronlarının yeni matbaa makinası alacaklarını ve artık rahat edeceklerini söyleyerek sevinçle anlatmışlar arkadaşıma.

Ve gerçekten de kısa bir süre sonra, matbaaya yeni makina gelmiş ve kurulmuş. Teknisyenler, ustabaşına makinanın bilgisayarla yapılan işlerini öğretmişler. Aslında çok daha fazla özellikleri olduğunu ve zamanla bunları öğreteceklerini de ilave etmişler. Bu makina dönmeye başlar başlamaz, ünitelerde çalışan yardımcıların yapacağı hiç bir iş kalmamış. Daha doğrusu, ünitelerde sadece biten kağıtları değiştirecek iki kişi yeterliymiş. Ki, kısa bir süre sonra da öyle olmuş. Buna rağmen patron, o kadar para yatırdığını, gelen işlerin kurtarmadığını falan söyleyerek, ustabaşının yanına sadece bir işçi bırakarak herkesin işine son vermek zorunda kalmış. Onun yalancısıyım.

Çünkü bu yeni makinaya, montajı takıyormuşsun, bilgisayardan "başlat" butonuna dokunduktan sonra, çıkan dergilerin sayılıp paketlenip kamyona yüklenmesine kadar her işi yapıyormuş. Bakar mısın otomasyona?

Arkadaşım bu olayı anlattıktan kısa bir süre sonra geldiğinde şunu ilave etti. Yanında götürdüğü iki yardımcıya da ihtiyaç kalmamış. Kendisi yeterli oluyormuş.

Çıkan sonuç şu, autonomie; bir derginin basılması ve dağıtımı on dört kişiyle yapılırken, üç kişiye düştü.

Sorumuz da şu: Geri kalan on bir kişi şu anda ne yapıyor?

Bu gelişmeler krizden önce olmuştu, üstüne bir de kriz geldi.

Bak şimdi aklıma geldi bu hayırsız arkadaşım epeydir uğramıyor.
Sence ne yapıyordur acaba, autonomie? :)

Bu bölümü aşalım, sonra bu insanların neler yapabileceği olasılıklarını da gireriz. Ömrümüz yeterse. :)
    Mayapan 23-02-2009 19:59     #11/14    
>Kapitalizm, az da olsa düzenli kazanan bir işçi sınıfına muhtaç mı?

Muhtaç eden nasıl muhtaç olur Fikir ??, oldukça iyi niyetli bir sual olmuş ve insanlar 300 tl için birbiriyle yarışmakta, patronun kimseye minneti yok "sen git başkası nasıl olsa gelir" demekte, bütün bunlar olurken orta sınıf üzerinden yürütülen siyasetin ipi asla çekilmemekte, dikkat ediniz meydanlarda nutuk atanlara !!

Bütün bunlardan dolayı kriz olsa bile asla kapitalizm kendi sonunu getirmeyecek, sadece kazanlarında kaynayan şerbetleri bir süreliğine ateşinden mahrum kalacak sonra her şey eski haline dönecek.

Bir de neyse...
    fikir 23-02-2009 23:01     #12/14    
author=Mayapan link=topic=57634.msg446875#msg446875 date=1235411987>
>Kapitalizm, az da olsa düzenli kazanan bir işçi sınıfına muhtaç mı?

Muhtaç eden nasıl muhtaç olur Fikir ??,
.......

Bir de neyse...



Aslında Mayapan, ilk mesajda ortaya attığım soruları kendi düşüncelerim diye yazmadım. Sol çevrelerde, işçilerin politikleşmiş kesimlerinde, yaşam içinde, hatta basında tartışılan şeyleri gözönünde bulundurarak sormuştum.

Ama bu çok da mantıksız değil. kapitalizmin kâr hırsı, üretimini yaptığı şeyin maliyetinin asgari düzeyde olmasını istiyordu. Bunun en önemli ayağı da az ve ucuz işçiyle çok üretim yapmaktı. Bunu başarıyorlarda. Fakat bir ürünü ne kadar ucuza üretirse üretsin, pazar bulmak zorunda, satmak zorunda. İş kollarının önemli bir bölümü geniş tüketici kesimlerin tükettiği ürünleri üretiyor. Peki bu kesimler, işsiz kaldığında bu ürünleri kim alacak. Maliyeti en ucuza düşürmenin ne anlamı alacak. Depolarda çürüdükten sonra. İşte bu noktada, kapitalizmin az da olsa geliri olan insanlara ihtiyacı var. Belki bu muhasebe henüz yapılmıyor, ama yapmak zorunda kalabilirler.

Yani muhtaç olduğu üç şeyi almak için, bir şeyi vermeyi göze alabilir.

Tabii tüm bunlar teorik düzeyde. Tam tersi de mümkün. Üretimdışı dönen işlem hacminin rakamları çok daha büyük. Açılımlar yakalamaya çalışıyoruz...

Mayapan, şu "bir de neyse..." yi kazısak altından neler çıkar acaba? :)

    autonomie 24-02-2009 13:14     #13/14    
kapitalistin karin bir bolumuyle makina almasi yeni birsey degil, kapitalizmin dogusundan bu yana var ve gecmiste de bugunku bicimde, yani makinanin cok sayida iscinin yerini almasi biciminde vuku buluyordu. bunun da kapitalist icin bir iyi, bir de kotu sonucu var: iyi sonuc digerlerinden daha once teknolojisini gelistiren kapitalistin kisa sureli olarak kazancini arttirmasi, ki bu kazanc artisi digerleri arayi kapayana kadar oluyor. kotu sonucuysa - orta ve uzun vadede - uretimde kar oranlarinin - isci sayisindaki azalmaya bagli olarak - dusmesi. yani sorun sadece issizligin artmasiyla toplumun alim gucunun dusmesi degil, her ne kadar bu da kapitalizmin surmesi icin onemli bir sorunsa da.

bir de iscinin uretimdeki payindaki dusus ("konstantes kapital" ve "variables kapital" arasindaki dengenin birincisi lehine yeniden olusmasi) calisan sayisindaki dususle esanlamli degil, koca bir hizmet sektoru var mesela, bugun hizmet sektorunde gecmiste hic olmadigi kadar cok insan calisiyor.
    fikir 24-02-2009 19:58     #14/14    
Hizmet sektöründe çalışan insan sayısı çok istikrarsızdır. Genel ekonomik havadan çabuk etkilenirler. Bir bakarız ki, cidi bir iş potansiyeli gibi dururlar, bir bakarız ki işçi çıkarmaktan da öte, kapanış verirler. Bu sektörün çok büyüklerindeki şatafalı hareketlilik aldatmamalı. Sektörün en kitlesel pazar payının potasiyel müşterileri, orta sınıf ve altındaki çalışan kesimlerdir. Üretimde çalışan işçi sayısının düşüşü ve genel işsizlikten payını fazlasıyla alırlar.

Daha doğrusu, üretim hareketliliği ve üretimde çalışanan insan sayısı uzun vadede ekonominin şirazesi gibidir. Sistemin uzun vadede sürekliliği tamamen buna bağlıdır. Oysa şimdi sistem tıkanmıştır. Krtik sorun, bu tıkanmadan en büyük zararı işsizler görmektedir. Ve gittikçe artan sayıları vardır. Ama örgütsüz ve atıl bir güçtür. Sistemin tıkandığı noktada bu gücün aktif roller üstlenmesi mümkün müdür? Yeni durum budur bence. Ve bunun ekonomide yarattığı tüketime yönelik azalma. Belki de İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki en büyük sıkıntı çekiliyor. 12 Eylül'e giden süreçte bunu bilinçli yapmışlardı. Ama şimdiki farklılık, varlık içinde yokluk ve bunu etkilediği alanların yukarılara doğru tırmanışa geçmesi.

Garip olan şu; toplumun çok az kesiminden sesler yükseliyor. Sıkıntıyı en çok çeken işsizler ordusunun ne yaptığı, nasıl yaşadığı muamma.
     
Sayfalar: [1]
Benzer Konular:
1. İşsizler, işçi sınıfının yerini alabilir mi?


hasat.org SIFIR Forum * Felsefe * Siyaset * Kültür Forumları sitesidir