Rumuz:   Şifre:   

FELSEFE | SİYASET | SANAT | YAŞAM

HASAT.ORG > Site Hakkında > sıfırın forum noktası, forumun sıfır noktası... 63 kez görüntülendi. Paylaş
    kiya 31-07-2006 04:09     #1/6    
net alemine neredeyse memlekete geldiğinden beri takılırım. işim gereği sürekli gereksinim duydum inter-net'e, olanaklarından yararlandım. sonra işi gücü bırakıp, kendi halimde takılmaya başlayınca net'e de, kompüter'e de gereksinimim olmadı. aşağı yukarı beş yıl aradan sonra bu kış bir kompüter edindim.

net alemi epeyce değişmişti. icq pek de revaçta değildi. msn yükselen değer olmuştu. neden değerli olduğunu ben hala çözemedim. mail adreslerimi aldığım çoğu site kapanmıştı. paylaşım için yeni protokoller geliştirilmişti.

net aleminin yanında ben de değişmiştim. artık eskisi kadar konuşmuyor, eskisi gibi tartışma heveslisi görünmüyordum. ne icq ne de msn gibi, doğrudan söyleşmeye yönelik hiçbir etkinliğe prim vermez olmuştum. arkadaş sitelerine geyik yapmak için bile uğramaz olmuştum.

eskiden mp3 edindiğim bazı siteler "forum" adı altında faaliyet gösterir olmuşlardı. "forum" fikrini sevdim nedense. orada da düşüncelerini, paylaşmak istediklerini iletiyordun ama doğrudan yanıt almıyordun. istersen yanıt yazıp, istersen yazmıyordun. oldukça iyiydi doğrusu benim için. istediğim zaman konuşup, istediğim zaman susabilecektim.

ancak eski hastalıklarımdan kurtulmak da kolay değildi elbet. insan kafasında birikeni tutamıyor, bir yazmaya başlasın, durduramıyor kendisini.

halbuki, yeniden kompüter almaktaki amacım bile insanlarla konuşmaktan kaçınmak değil miydi? deneyimlerim, insanların karşılarındaki sesi bile duymadıklarını göstermemiş miydi? konuşuyordun ve karşıdaki siluet yanıt veriyordu. yanıt vermese dönüp giderdin elbet. ama yanıtlayınca seni dinlediğini düşünüyordun. sonra, belki bir gün sonra, belki bir hafta sonra, belki bir ay sonra, belki bir yıl sonra, belki bir yüzyıl sonra; zamanında söylediğin sözlerin hiçbirinin duyulmadığının farkına varıyordun. insanla söyleşmek mümkün değildi. yalnızca; havada kırılan ve bükülen, karşıdakine onun duymak istediği gibi ulaşan söz yumaklarını duyuyordu insanlar. senin söylediklerini değil. belki sen de aynısını yapıyordun.

bu yüzden forum en iyisi olabilirdi; çünkü burada doğrudan söyleşmediğini düşünüyordun. sonra farkettin ki, aynı şeyi yeniden üretiyorsun, büyük bir umutsuzlukla.

evet, ertesi gün kompüteri açıyorsun ve sözlerine bir yanıt görüyorsun. belki kompüter götünden uydurmuş, ama ne olursa olsun bir yanıt kışkırtıcıdır!

ve yeniden aynı döngüye kaptırıyorsun kendini, yanıta yanıt, yanıtını yanıtlayana yanıt, sonra başkasına! sanki sözün dinleniyormuş gibi!

ama boşuna; hepimiz ezberimizi tekrarlıyoruz!

boşuna, hepimiz kendimizi ispata çalışıyoruz!

boşuna, hepimiz kendimize ait bir boşluğu doldurmaya uğraşıyoruz!

hepimiz, karşımızdakini "varsayarak" konuşuyoruz!

sapiens, neredeyse her başlığa "GEBERTİN TÜM MÜSLÜMANLARI" satırını girdiğinde, aynı sapiens, "dinsel inancı olmamak ilkellik değil midir" diye yazdığında, darkmoon "türk'ün aşağılık kompleksi"nden söz açtığında, BUDHA, "ateist inancını çökertmeye çalıştığında"; deniz "türk solu beş para etmez"; ateşhırsızı, "dünya solu beş para etmez" dediğinde, scarface, "ateist mucizeleri" uydurduğunda, nihilast, sözü umutsuzca eğip büktüğünde, kozzik, her başlığa anlamsız satırlar girmeye başladığında; kursatotcu, esenleme bir biçimde tanrı düşüncesiyle hesaplaşmaya çalıştığında; bask, kemalistlerin sayısını ölçmek için barometre kullanmaya kalktığında; cocaine, hangi gizli servis için çalıştığımızı merak ettiğinde; blöf, onca sözünün ardından bir kız bulduğunda ortadan kaybolduğunda çok da canım sıkılmamıştı doğrusu.

peki canımı sıkan ne? "türk olmak kolay değil" başlığındaki yazımın silinmesi mi?

leonardo'nun durduk yere dellenmesi mi?

forum katılımının son derece kısıtlı olması mı?

sanmıyorum!

insanlarla söyleşirken kimsenin kimseyi dinlemediğine ikna olmuştum. ve net alemleri bu tesbitimi değiştirecek hiçbir veri sunmuyor.

üstelik buralarda her şey yazılı olmasına, yazılanı defalarca okuyup, acaba bu adam ne demek istiyor şeklinde bir şans sunmasına karşın!

ve üstelik ben böyle yapıyorum. BUDHA'nın kopyalayıp yapıştırdığı metinleri bile on kez okudum en az, darkmoon'un sözlerine yanıt yazmadan, acaba ironi mi yapıyor, yoksa düz anlam mı çıkarmalıyım diye otuz kez yeniden baktım o metine. sapiens neden her başlığa "GEBERTİN BÜTÜN MÜSLÜMANLARI" yazıyor diye foruma yazdığı her satırı okudum yeni baştan.

darkmoon, "uzunca yazmanızın nedeni herkesin hak ettiğini vermek istemenizden mi" diye sorduğunda keyfim kaçıyor. çünkü kavgada belden aşağı vurmak "erkekçe" değildir. uzun yazmamın nedenini anlayacak akıl, bana göre darkmoon'da vardır. tersine uzunca yazmamın nedeni, sözlerimi okuyanın, yeterince anlaması ve "kendi varsayımları" üzerinden bana yanıt vermesine mahal vermemek olarak açıklanabilir.

sapiens ise, "dünya solu beş para etmez" lafını alıntılayıp, altına yazdıklarımı; "ama sözünü açtıklarınız türk değil ki" diye yanıtlıyor. çünkü herkes kendi kafasına gömülmüş, bırakın dinlemeye, okumaya bile mecali yok!

ben ise, kendi yazımı bile beş kez okuyup, hatalı bulduğum yerleri, yazım yanlışlarını düzeltip, öyle gönderiyorum.

son olarak "türk olmak kolay değil" başlığına girdiğim yazıyı silen arkadaşa diyorum ki, yeniden okuyun, bir daha okuyun, bir daha, başlıkla bir ilgisi yoksa, birilerine açıkça hakaret ediyorsa, anlamsız bir söz yumağı ise, tutmayın çöpte, tamamen silin, ama değilse yerine koyun!

anlayamıyorsanız da açıklayayım: bir sürü boşluktan oluşan yazı, türk olmanın zorluğunu anlatmaya sözlerin yeterli olamayacağını söylüyor. yazının sonuna doğru çalınan kasap havası ise, bütün bu zorluklarla hesaplaşmak yerine kolayca gaza gelen türk'ü simgeliyor.
    deniz 31-07-2006 07:20     #2/6    
sevgili kiya senin yazının silinmesine anlma veremiyorum.

çöpte sana ait iki tane mesaj var. birisi "ne oluyor leonardo sana" turunden bir mesaj diğeri de atatürk le ilgili. ilki zaten leonardonunu ilgili mesajları silindiği için anlmasız kaldığından tarafımdan silinmişti. diğerinin ise neden silindiğini bilmiyorum. ama atatürkle ilgili "işte benim atam" başlıklı konunun kendisini de göremedim. bu mesajını siyaset felsefesinin altına taşıdım.

bu arada forum veya özelde sıfır dünyası reel hayatın bildik insani zaaflarını buraya da taşır.
bu konuda çok fazla beklenti içine girip hayal kırıklığına uğramamak için rahat olmanı öneririm.
    darkmoon 31-07-2006 09:19     #3/6    
çöpte zaman geçirmeyi, ne var ne yok diye bakmayı seviyorum galiba ben :P ve silinen mesajlarla ilgili bazen benim de tereddütlerim oluşuyor.. niye silinmişler diye düşündüğüm oluyor.. anlam veremiyorum hatta.. geçenlerde bir vesile ile ruler ile de konuşmuştuk bu mevzuyu..
bahsettiğin mesajı gördüm ama senin silmiş olabileceğini düşündüm açıkçası..

bu arada güzel bir yazı olmuş, duygularıma tercüman olmuşsun.. :P
ne yalan söyleyeyim benim de kiya acaba yazdıklarımı anlamıyor mu yoksa kendi bildiğini dikte etmekten daha mı haz ediyor diye düşündüğüm oldu..
..
ben aslında tartışma uslubu olarak agresif bir tarzın faydalarına iman etmiş birisi olarak vakti zamanında bir iki siteden atılmıştım.. sonra çeben dost -Allah selamet versin- beni sıfırla tanıştırdı.. sıfırın özgür havasından mıdır nedir biraz duruldum ben.. :P insanlara bir şey anlatmaya çabalamaktansa onları anlamayı yeğ tutmak gibi acaip düşüncelere sardırdım.. arada geri dönüşler, ani çıkışlar olsa da.. esas olanı kaybetmemek için çabaladım..

gerçekten de net üstünde görebileceğin en özgür forumlardan biri hatta birincisidir burası.. ama denizin de dediği gibi buna rağmen insani zaaflardan arınmış bir ortam beklentisi çok gerçekçi olmaz sanırım..
..

son olarak söylemek isterim ki..
:buck2: en sevilesi suratlardan biridir bu bana göre ve böyle olmasına rağmen maalesef bazen yazılarımın sonuna iliştirmeyi unutuyorum kendilerini..
takılma böyle şeylere sen..
ehh işte anladığım kadarıyla ama illa ki keyifle okuyorum ben yazılarını..
devam :ph34r: 

.....

her şeyi bilen ve gözeten sevgili adminimiz.. sizleri bu faili meçhul hadiseyi aydınlatmaya davet ediyoruz.. :P
    nihilast 31-07-2006 09:36     #4/6    
Bağlılık iksiri içmekten ve kendini akan bir şelaleye uydurmaktan vazgeçmelisin. Şelale'nin, sunduğun şeye göre sana tercihsiz tekrarı sunması yadsınamaz. İnsani anlamın boğumlanan her noktası bir giysi içindedir. Giysiyi çıkarmak boğumu ortaya çıkarmak değildir. Boğum ancak giysi içindedir ve hakiki olan giysi ile insani anlamdır.

Bir akış tanımı nedeniyle, hep aynı akışı hep kendi suretinden ve  hemen diğerlerinden beklemen süregiden bir hattı ortaya çıkarır. "Süregiden bir hat! Dikine veya iştahlıca sıvazlanmış! Bir halka değil! Bir hat! Kendini her daim yenilenyen bir hat! Asla başa dönmeyen bir hat! Bu mümkün veya değil!"

Ama halka bağlılığı ile bağlıdır bir nesne diğerine! Kanaatimin yalazlanmış kanaati! Bir hat uzaktır anlam çukuruna!

Çünkü insani anlam bilgiden bilinçsizliğe kıskanç bir çukur! Büyük bir açlıkla kanaat elde etmek isteyen omurgasına sözlenir.
    son tango 31-07-2006 10:13     #5/6    
yazı çok güzel,ancak sanal ortamı bu kadar da ciddiye almamak lazım diye düşünüyorum...lanet olsun ki çoğumuz duygusallığımızdan dolayı bazı şeyleri karıştırıyoruz...burdan tek kazanç kiya kardeşimizin kendisini daha iyi anlamış olmamız..
    ateş hırsızı 31-07-2006 11:51     #6/6    
Sevgili kiya,

Söz ettiğin yazıyı görmedim ve kendi adıma bu yazı dahil bugüne kadar hiçbir yazıyı (iletiyi) silmeyi bırak düşünmedim bile. Bunu suçlandığım için değil sana destek olmak seni biraz rahatlatmak için ilan etme gereği duydum bilgin olsun.

sağlıcakla,

     
Sayfalar: [1]
Benzer Konular:
1. sıfırın tanıtım filmi
2. sıfırın tanıtılması
3. sıfırın forum noktası, forumun sıfır noktası...
4. Sıfırın Tarihi Gelişimi


hasat.org SIFIR Forum * Felsefe * Siyaset * Kültür Forumları sitesidir