|
şimdi "insan neden yazar?" bölümüne yazılanları okuyunca "yazma ve okuma eyleminin kutsallaştırılmasına" değinesim geldi. evet, bir de böyle bir durum var. en saçma sözleri bile bir kitap kapağına toplasanız itibar görür hale geliyor. neden? çünkü kitap efendim! bir nevi kitap'a tapma durumu.
kendim de yaşıyorum, bir kitap okurken. okuyorum; "tabi ya, öyle tabi" diyorum, okumaya devam ederken kafamı kurcalamaya başlıyor az önce "tabi ya, öyle tabi" dediğim kısım. geri dönüp okuyorum, "ne diyor yav bu" deyip daha dikkatli bakıyorum, sonra bir daha okuyorum. "hadi len" diyorum.
evet, kitaplar açıkça bilgi ve düşünce dikte ediyorlar. farkında olmadan okuyoruz, sonra mesela kantin muhabbetinde "olum o öyle değil böyleymiş" diyoruz. "nerden biliyorsun?" diyene, "kitapta okudum" diyoruz. hele de yazarın şöle kallavi bir titri varsa peygamber gelse bizi yolumuzdan çeviremez oluyor.
giderek yazı egemen oluyor bize, kitaplar diktatör. sahi, adnan hoca'nın o kadar kitabı neden bedava dağıttığını sanıyorsunuz. bi yerde söylese bunları "ulen deli saçması bunlar" der geçer millet. ama kitap yalan söyleyecek değil ya abiler!..
tabi ben okumayı bıraktım bu durumdan sıkılıp. her saniye diken üzerinde de kitap okunmaz ki ama arkadaş! :)
ama şimdi müritlerime "okumayın" da diyemem tabi. ee, ne yapacağız? |